Yazar: olcaysilahli

  • Köşenin koltuğu

    Koltuk, evin sokağa bakan en geniş camının yer aldığı misafir odasında sırtını cam ile duvarın kesiştiği köşeye dayamış, yüzünü de eskitme süslerle boğulmuş konsolun üzerinde iğreti duran yeni model orta boy televizyona doğru dönmüş şekilde yerini kapmıştı. Sanki ”daha siz yokken ben vardım burada” der gibi bir hali vardı. O köşede hiç kıpırdamadan uzun saatler…

  • Dördüncü duvarın saati

    Saat, evin dördüncü duvarında yaşayan bir faninin anlayamacağı, hafif bir aksama dışında mutlak bir ritim ile hayatını sürdürmeye devam ediyordu. İnsanoğlu saatin varlığını iki şekilde kavrıyordu. Bunlardan biri saatin gücüne giderken diğeri onun gerçek varlık amacıydı. Fakat çelişki orada ki saatin gerçek var olma amacı insanoğlunun varoluşsal kaygılarından doğuyordu. Bir mekanizma ve parçalar bütünü olan…

  • Vur Çekirge

    Kocaman bir çekirge kanatlarını saniyede yüz küsür defa vurmaya çalışırken olduğu yerde çırpınıyordu. Sanki kanatlarının altında varlığı ve yokluğu sorgulanabilir olan hava bir izin verse o şiddetli kanat hareketleri ile çekirge uçup gidecek, kurtulacaktı bu cam esaretten. Vücudunun, kanatları hariç kımıldamadan bekleyen gövdesine karşın, hızla çarpan kanatlar, çaresizlik duygusunun ve güç ile zayıflığının adeta vücut…

  • Son Mektup

    Sevgili Bayan Milena, Hayatta birçok konuda olduğu gibi bu konuda da çok şiddetli eleştiri almama rağmen affınıza sığınarak kendim olmaktan vazgeçmeyerek konuya çok hızlıca gireceğim. Bu size son mektubum. Size bugüne kadar birçok mektup yazdım, aslına bakarsanız bendeniz Kafka bile size bu kadar çok mektup yazmamıştır. Fakat her şeyin bir sonunun olduğunu kanıtlamak için bu…

  • Sevgili Bayan Milena

    Son mektubunuz henüz elime ulaşmadı. Yaptığım hesaplara göre eğer geçen hafta benim gönderdiğim mektubu pazartesi günü almış iseniz dün sizin mektubunuz bana ulaşmış olmalıydı. Öncelikle umarım sağlığınızda bir sorun yoktur ya da başınıza farklı bir musibet uğramamıştır. Eğer siz ve sizinle ilgili her şey yolunda ise yine umarım ki postacının da başına bir şey gelmemiştir.…

  • Uzak

    Durakta. Kara bir dul gibi,Gri vuruyordu kaldırımın Çamurlu yağmuruna Bir Kasım ertesi Paltomun içinde birSerçe titriyor  Yaz, bir tüfek gibi Barut ve sıcak cam dokusu kadarUzak İskarpinlerin çengel asfaltınaVurmasına alışmışızVe fakatPaçalarımızın çamurundaAnamızın emeğiBrövelerimizde gizli saklıEski aşklarımızaKahramanlıklarımız saklıydı Senin sarı botların vardıİpleri biraz sarkık ve tam bağlı değil olanBeni sen, anlayamazdın.

  • Günlü sabahlar

    Günaydın.Koğuşun küçücük penceresinden Bir bahar doğuyordu Uyanmasam, İlk önce kalkıp bahçeye koşmasam Erikler beni affetmezdi. Günaydın. Rüyamda sarı saçların mıydı sabah koğuşa dolan Yoksa bir an, köşebaşından ansızın çıkan En sevdiğim şakacı arkadaşımca Yurdumuzda pek de bulunmayan o beklenmedik Köşe başındaki gizli neşe Sen miydin beni, yanaklarımı bir sabahın Mutlu bir Orhan sabahının Bir yerinde…

  • İkindi Vakti

    Şimdi bir ikindi vaktiSarı ekinler boy vermiştir Başakları doldukça ağır, başaklar Doldukça başı eğikŞimdi bir ikindi vakti Bir el değer ince sarı boynuna Boynunda kaç buğday Kaç kere sevgiyi ekmiş toprağına Anızları yandıkça Ah! Yapma! diye haykırıp Yapma! diye öyle toprak gibi sessizce durup Sessizce yanıyordu anızlarla Sessiz değil, sevgisiz büyüyen Çocukların sesi geliyordu Bir…

  • Kuleli Askeri Lisesi 1845-2016

    Beş sene evvel “Tüm sivil arkadaşlarıma sesleniyorum” diye paylaştım bu yazıyı. Şimdi bu seslenişimin beşinci yılında hayatımızda her alanda seslenişlere ve daha da ötesinde aksiyon almaya gerek varken bu notumu buraya da bırakıyorum. Unutmayalım. Sizler de KULELİ’li ya da DENİZ LİSE’lisiniz. İspat mı? Kaçınız tıpkı Atatürk gibi Kuleli’de okumuş olmayı ya da oğlunun, kardeşinin okumuş…

  • Çay kaşığı

    Çay içerdik, ben çeneni severdim Kaşığı bardağın üzerine kapatırdım Yeterdi bu kadar çay Dudaklarına geçerdim Gözlerin en son gelecek O sıra boğazda bir fırkateyn geçecek Esas duruşta tüm askerler Amiral güvertede, bizi izlemiyor Ben yanaklarındayım Kaşlarına gelemiyorum Çok güzeller Balıklar oltaların etrafına üşüşmüş Yakalanacağını bile bile Yemlere bakıyor, iştahlı Burnun, benim çocukluğum Parmaklarımız geliyor aklıma…