Sevgili Bayan Milena,

Hayatta birçok konuda olduğu gibi bu konuda da çok şiddetli eleştiri almama rağmen affınıza sığınarak kendim olmaktan vazgeçmeyerek konuya çok hızlıca gireceğim. Bu size son mektubum.


Size bugüne kadar birçok mektup yazdım, aslına bakarsanız bendeniz Kafka bile size bu kadar çok mektup yazmamıştır. Fakat her şeyin bir sonunun olduğunu kanıtlamak için bu mektubu yazmıyorum. Aksine, sonsuzluk son ile başlar, her bitiş yeni bir başlayıştır da. Bu size son mektubum çünkü daha fazla mektup yazmak istemiyorum. Size Berlin’den yazdığım mektubum elinize ulaştı mı bilmiyorum. Her ne kadar cevabınızı lütfen Berlin’e değil yine her zamanki adresime yazın demiş olsam da bana bir mektup ulaşmadığı için bir ümit yanlışlıkla da olsa Berlin’e yanıt yazdığınız ihtimali ile avunup durdum. Eğer hiç yanıt vermediyseniz de bunu lütfen bana söylemeyin. Berlin’e yazdığınız mektup aslında sizi hatalı kıldığı için belki de içim bir nebze olsun daha rahat eder.


Bir süredir hayatımda aksayan konulara eğildim. Herkes gibi, sıradan insanların kurduğu hayaller ve düzenler üzerine bolca düşündüm. Bir defasında kuğulu parkta oturup düşündüm, bir diğerinde hemen evimin önündeki sokakta alelade bir kafede saatlerce oturup düşündüm. Tabii, sizi düşünmekten elverdiği kısa aralarda diğer konuları düşünebildiğimi söylediğimde bu gizli bilgiyi kötüye kullanmayacağınızı bildiğim için size içtenlikle bu bilgiyi verebiliyorum. Diğer yandan başka yapacak işimin olmaması elbet bu kadar düşünmemde etkili olabilir fakat yine de düşündüm. Sonra belki de kendi tarihimde pek de olmayan bir şekilde tüm insanlık adına birçok düzenlemeye gittim ve birçok aksaklık ve eksikliği düzelttim. Belki de şu an öyle bir düzen ve imkanlar içindeyim ki hiçbir eksiğim yok. Her şey tepeden tırnağa tamam. Düşüncelerimi saymıyorum. Fakat eksikler eksikleri örterken tamam olanlar eksikleri ortaya çıkartır Sevgili Bayan Milena. Son dönemdeki gelişmeler bunu benim için daha da gözler önüne serdi. Siz de öyle düşünmüyor musunuz? Tıpkı mantık derslerindeki gibi, iki yanlış bir doğru ederken bir doğru ve bir yanlış ise yanlış eder. Doğru olan yanlışı saklayamaz çünkü. Eğer bir yerde yanlışlık ya da eksiklik varsa onun yanında doğru durmak erdemli sayılmaz Bayan Milena. Bunun kimseye faydası yoktur. Ancak, yanlışın ya da eksiğin ne olduğunu bile bile, sırf eksiği örtmek için ya da iki yanlış ile bir doğru elde edebilmek için eksik ya da yanlış olmak gerekir. Bunu yapabilmek ise üstün bir yürek ve üstün bir birey olmayı gerektirir. Bunu yapabilir misiniz Bayan Milena? Yapabilirsiniz tabiki. Asıl soru şu, yapamayanlar neden yapamıyor? Bunun henüz yanıtını bilmiyorum. Belki birkaç fikrim var ancak bilmek de istemiyorum. Sonuçta ne olursa olsun herkesin kaybettiği bir sonuca gitmek pahasına sırf kendi içini rahatlatmak adına, idealist söylemlerde bulunanlar tarihte hep en büyük kayıpları yaratanlar olmuştur Sevgili Bayan Milena. Çünkü, hep en korkak hep en görüşsüz insanlar bu insanlardır. Bazen milyonları kurtarmak için binleri feda edebilmelisiniz ama bunu siz biliyorsunuz, ben de. Ya onlar? Onlara ne olacağını hiç bilmiyorum. Bu insanların hayatlarında birçok mutluluk kapısı da açılmıştır oysa. Birçok tesadüf denk gelmiştir. Ama bunu kullanabildiler mi?
Tesadüflere inanır mısınız? Biraz kaderci oluşu ile alaya alınabilir. Ben inanırım. Ben tesadüflerin sonuçlar doğurabilmek için açtığı o geçici kapılara inanırım. Fakat her kapı gibi bu kapılar da kapanabilir. Hem de muhakkak ki tesadüf kapıları diğer kapılardan farklı olarak bir süre açık kalır. İşte, şimdi asıl meseleye geldik. Bu kapılar adeta alternatif bir evrene, alternatif bir hayata açılan kapılardır bayan Milena. Bu kapıdan geçip yeni bir gerçekliğe adım atmaya kimlerin cesareti var? İşte tesadüfler böyle kapılardır. Eksikleri eksikle örtemeyenlerin geçebileceği değildir. Bir başka deyişle, tesadüfler cesur ile korkak arasındaki ayraçtır Sevgili Bayan Milena.


Şimdi sizi sıhhati yerinde, keyfiniz yerinde hayal ediyorum. Umarımki bu düşüncelerimi kırgın ya da yorgun bir halde okumuyorsunuzdur. Düşünceler ancak düşünceler ile çarpıştığında sonsuzluğa varır Sevgili Bayan Milena.


İlk başta da söylediğim gibi. Bu size son mektubum. Tüm eksikliklerde tamamlanabildiğimiz bir yaşantı dilerim.


Senin


Yorumlar

Yorum bırakın