Belli bir kesim son dönemde acı gerçekle yüzleşmeyi nihayet başarsa da halen büyük bir kesim için bu durum geçerli değil.
Biz Türkler’in Akdenizli olduğu ve bu yüzden sıcak kanlı olduğu konuşulur da konuşulur. Hatta “zaman”la aramızdaki husumet de bazen buna bağlanır. Lakin, sormak isterim Rusların sıcak sulara inme hayali gerçek olsaydı onlar da Akdenizli olur muydu?
Diğer bir söyleyişle, akdenizin kenarında olmak Akdenizlilik midir?
Bu da nereden çıktı şimdi derseniz, aslında enteresan(!) bir olay yaşadım bugün. Biz Türkler genelde işe, toplantıya, buluşmaya (bunu binlerce örnek ile çoğaltmak mümkün) geç kalabiliriz, kalabiliriz derken bu olasılık anlamında değil, “normallik” anlamında “kalabiliriz”. Neticede bir toplantı 9’da başlayacak dendi ise o toplantı 9.15 de başlayacak demektir. Bu durumun aksi olarak iki örnek vermek gerekirse birincisi kesinlikle Türk Silahlı Kuvvetleri, ikincisini düşünüyorum bulduğumda paylaşıcam.
Bu şartlar altında birinin geç kalmasını Türkiye’de normal karşılamaya başlıyoruz, ve bunu bazen Akdenizli olmamıza veriyoruz ki bence kesinlikle yanlış nitekim bu durum Arabistan’da daha da vahim noktalarda ki bence onlar Akdenizli değiller!
Her ne kadar bu geç kalma durumunu bilsek de Türk olsun Arap olsun kızıyoruz neden geç kaldı diye değil mi? Kızıyoruz çünkü aslında geç kalma sebebini hiçbirimiz sempatik bulmuyoruzdur Türkiye’de.
Peki bir İtalyan böyle bir şey yapsa ne düşünürüz? Şöyle bir hayal edin bir İtalyan ile görüşmeniz var ve sizinle görüşeceğini dahi unutmuş(!), “italyan işte, tam akdenizli rahatlığı” demez miydik?
İşin özü çok öyle bilimsel kanıtlara araştırmalara vs. gerek yok, içimizdeki ses bizim ne olduğumuzun kanıtıdır. İtalyana akdenizli deyip kızmayı bırak gecikmeyi veya unutmayı hatta sempatik bulurken bir Türk’e kızıyorsak; o Türk’ün akdenizli olmadığını aslında bildiğimizin kanıtı değil midir?
Serdar için bir cevap yazın Cevabı iptal et