Çorlu’da doğdum. Denizsiz bir şehir.
İlkokula kadar köyde büyüdüm. Dedemle tarlaya gittiğimde bir şey öğrendim:
bir ürünün toprağa girmesi ile sofraya çıkması arasında çok emek var.
Harcanan emeğin çöpe gitmesine dayanamıyorum hâlâ.


Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulu beni şekillendirdi.
Disiplin, onur, dayanışma — bu değerler kimliğimin çekirdeğinde.
Üçüncü sınıfta ayrıldım. Kendi yolumu çizmek için.
Her iki kurumun da izleri bende derin — taşımaya devam ediyorum.


İTÜ’yü bitirdim, Deloitte’da, Unilever’de çalıştım.
Hep 30 yaşında kendi işimi kurma hayalim vardı.
2017’de kurdum. Fazla.

Amacı basitti: marketten kaldırılan, restoranın kapanırken çöpe giden yiyecekleri ihtiyacı olan insanlara ulaştırmak.
Türkiye’de böyle bir şey yoktu, çünkü büyük firmalar bize “Bizde atık olmaz” diyordu.
Yüzlerce kapı çaldık. Öğrendik.
Bugün İspanya pazar lideriyiz.
B Corp’uz.
Avrupa’ya yayılıyoruz.

Ama asıl rakam şu: her yıl milyonlarca insan,
çöpe gidecek olan yemekten yemek yiyor.


Azura bitti. 2026.
Basılmasını bekliyorum — o ilk kitap heyecanıyla.
Fernão yolda — 13. yüzyıl Portekiz’inde geçiyor.

Tarihsel kurgu yazıyorum çünkü geçmiş bugünün en naif aynasıdır.
Ve naif aynalar en dürüst olanlar.


Her yaz Ege’ye çıkıyorum.
Marmaris’ten demir alıyorum. Nereye biteceğini bilmeden.
Symi, Milos, Folegandros, Amorgos.

Bir şeyi fark ettim gemide: rüzgar tersten estiğinde yelken açmayı öğrenirsin.
Lodos’ta değil — poyrazda.


2023’te TEDxReset’e çıktım.
Türkiye’nin en köklü TEDx’i. Grand Pera, İstanbul.
Başlık: Umut Neden Ufuk Çizgisi Gibidir.

Cevabı orada verdim.

Ondan önce BM Genel Kurulu’nda konuşmuştum — New York.
Cenevre’de Social Good Summit’te.


Madrid’de yaşıyorum. Almagro.
İspanyolca öğrendim —
hem iş için hem nezaket için.
Şehir beni değiştirdi.
Daha sabırsız olmadım; aksine,
öğrenilmesi gereken şeylerin sabırla öğrenildiğini anladım.


Beren sekiz yaşında.
Geçen hafta sordu: Baba, adalet her zaman mümkün mü?
Bilmiyorum, dedim.
Sustu. Düşündü.
En iyi öğretmenim.

Eren altı yaşında.
Barça Academy’de oynuyor İstanbul’da.
İlk maçta kaybettiler. Ağlamadı.
Ben ağladım.


Fast Company Sürdürülebilir Liderlik ödülü.
Meaningful Business 100.
Avrupa Sosyal İnovasyon Turnuvası birincisi —
Türkiye’den ilk finalist.

Bunları sıralamanın doğru olmadığını biliyorum.
Ama buraya yazdım,
çünkü yazdıklarımın gerçek olduğunu görmek istedim ben de.


Bir zamanlar bir site kurmuştum.
İçinde şunu yazmıştı:

“Hikaye’m her gün yazılırken, ben öylece duramazdım…”

Duraksadım mı?

Dönüp baktım: hayır.

Ve durmayacağım.
Çünkü dedem ile tarlada öğrendiğim şey bu:
emek harcanmış bir şeyin bitmesine izin vermezsin.