Kategori: Edebiyat

  • DÜNYA’NIN SONUNDA BİR ÇOCUK

    VİCENTE 8 yaşında bir oğlandı Vicente, Sagres vilayetinin Verde kasabasında yaşıyor ve her gün balıkçı dedesi ile Atlantik Okyanusu’nda ufak tekneleri ile açılıp balık tutuyor ve her gün sonunda güneşi söndürüp geliyordu. Güneş çok çok uzaklardan batarken etrafında ışığının vurduğu hiçbirşey görünmüyordu. Vicente, her akşam elleri yaşlı balıkçı elleri, gözleri bir ejderhanın gözü gibi hüzünlü…

  • Geçmiş

    Özgürlük, Fransızcasında sömürülmüşlerin Sevda’dan geçermiş gibi Cahilliğimin bir yanında söylenirken Kooperatifin merdivenlerinde Gece yıldızlardı bizi birleştiren. Tohumlarımızın atıldığı yerde Sevginin değişmezliğini keşfettik Yarım asır öncesine dair. Özgürlük içinde bir Sevdayı barındırırdı Biz sevip konuştukça  Özgürleşirdik Türkçe’nin Di’li geçmişinde

  • Ankara’da bir Minik Serçe.

    “Yok deme bana, sen de ben gibisin. İsteseler canını verirsin… Benim de gözüm artık açıldı, her yanıma kısmet saçıldı… Her şey mal mülk her şey para pul, dostlukmuş sevgiymiş ara bul… Lay laralay laralay laralaayy..” Ankara’da ne oldu bilen var mı? Ankara’da bir şeyler olmuş bende giderilmez bir hasar bırakmış. “Bak işte bir minik serçe…

  • Kara Göl

    Kara Göl’de bir balık, Dipte bir insancık Kara Göl İnsancık göğsünün içinde Derin, derin, derinlerde Kara Göl’ün derinlerinde bir insancık Sürüsüne bir balıksız göl içinde Yosunsuz, yemsiz, kurşunsuz Kara Göl, yeni göl Henüz keşfedilmemiş Sessizlik içinde cennet Cennet içinde cehennem Kara Göl’de bir insancık Kara Göl’de bir balık Kuyruğunda çırpışan yalnızlık

  • Veda

    Kalmadı ise Bir yürekten bir yüreğe Bir dudaktan bir kulağa Bir gözden bir göze Veda mesafesi, Merhaba demeden Bir kahve koy sabahına. Dün de, bugün de Merhabasız bir sabahın Üvey evladı. Başla çalışmaya Henüz akşam olmadan Eve ekmek götürmelisin Henüz soğumadan yüreğin

  • Malmö

    Malmö’de bir yaz, Rüzgarlı kara kıştı Güneş’li bir kavanozda Sımsıkı konservelenmiş ki Biri Ortadoğulu biri Afrikalı Irkçı DNA’larının en belirgin boyunlarında Çocuk Dalıp çıktılar kara batak, dalgalı Bizce bırak yüzmeyi bakılmaz sularına Pasifik Beach’te kaykaylı ergenler gibi Biz işedik steril yüz numarasına Takdire şayan kuzeylilerin Ve atladık görmemişin üstü açık Alaman arabasına Çok bi Türk…

  • Özgürlük Meselesi

    Özgürlük meselesi bu Ellerimde kan revan Ve bu özgürlük hangi özgürlük? Aslında bilmediğim yalan İçsel özgürsün Ya da Tenteleriyle çadırının mahkum Yahut tüm kıyılarında dünyanın Ahın vardır ve sen Hiçbir denize kıyı olamazsın Dövülemezsin dalgalarında Küfürlerinde ve alaylarında Özgürlük belki biraz Şair işi, sana gelmez. Ağustos 2007

  • Ellerimiz

    Bana bir tokat at istiyorum; Oysa ellerinin ne işi var bu sahnede? Ellerine bakıyorum, Bir zamanlar küçük bir kızın olan. Ellerime bakıyorum, nasırlı. Ellerimize bakıyorum, Kederleniyorum. 29.01.2014

  • Güneş

    Gözüme güneş kaçtı, Sarı bir ışık kapladı her yanımı Sevseydim seni adam akıllı eğer Gözüm görmezdi zaten hiçbir şey Gözüme güneş kaçtı, Güneş sensin sandım Sevseydim seni adam akıllı eğer Sen kaçmazdın

  • Tren

    Tren yolculuklarını sevdim Trenle belki bin eve girdim Bin çocuk gördüm… Bir tren yolculuğunda kazandım iki arkadaş, Sonra üç diğerinde Ve trende uyudum uyandım Hindistan’dan Paris’e 10.01.2014