Kategori: Edebiyat

  • İki kişinin hikayesi

    Felsefe deyince hepimizin aklına ilk olarak Sokrates gelebilir, fakat kaç kişi Sokrat’ın ölümünden önceki son dileğini bilir? Pardon, son söyleyeceğimi başta söyledim gibi oldu. Fakat, bunu filmin sonunu önden söylemek için değil de daha çok birazdan okuyacaklarınızı anlamlandırabilmek için kullanmanız gereken bir anahtar olarak buraya bırakmak istedim. Sokrates, ölümünden hemen önce Asklepios’a olan horoz borcunun…

  • Velia’nın talihi

    Giuseppe bir an elindeki silahı yere bıraktı ve belki de hayatında ilk kez 15 saniyeden fazla süre bir konuya odaklanıp düşündü.  15 saniye içinde hayatını 15 yıl ileri sardı. Aslına bakarsanız, hayatını 15 yıl ileri sarmayı denedi desek daha doğru olur. İtalya’nın güneyinde bir kasabada doğup büyümüş bir ailenin gölgesinde yetişmiş bir erkek olarak Giuseppe’nin…

  • İnsanoğlu

    “İnsan karmaşık bir varlık.” dedi Fatma. Tam olarak böyle bir ifade kurmamış olabilir. Önemli olan benim aklımda yarattığı iz düşüm değil mi? Ben de işte o iz düşümü sizinle paylaştım.   Hayalleri var insanoğlunun. Hayal kurmak ki bizi birçok canlıdan ayıran yegane özellik. Bunu biliyoruz dedim içimden. Yoksa sesli mi söyledim? Her neyse, öyleyse de sakıncalı…

  • İp

    Bir ipti çevirdikleri Köyde küçükken, Atladık üzerinden Şimdi bir ip gibi Uçarak geçiyorum Ekvatorun üzerinden. 00.32 30.06.2014

  • Epefte Vathia Siopi

    Haftalardır yağmayan karı dert edip duruyordum, doğum günüm kurak geçti.. Ah bir kar yağsın yazık gidiyor doğa derken sadece İstanbul değil tüm ülkeyi kar almışken ben de kulağımda bir şarkı ile yaşıyorum günlerdir. Tek bir şarkı çalıyor aralıksız: Epefte Vathia Siopi. Eşsiz melankolik tınıları ile her yanıma sirayet etti. Söylediklerini de bir anlayabilsem diye dertlendim,…

  • Oğuz! Atımı getir

    Oğlum sana kaç defa söylüyorum, şu viskiye buz koyma! Albayım bugün biraz gerginsiniz sanırım.  Sana mı soracağım! Gerginliğimin hesabını sana mı vereceğim! Yok Albayım da, ben size viski bile vermedim ki. Alt tarafı kahve içiyoruz. Hem siz sade istemiştiniz.  Albayım bugünlerde biraz gergin. Nedenini henüz kendisi de bilmiyor. Ben biliyorum ama, yani anladım gibi. Konunun…

  • Çengelköy

    Çengelköy Ölçüsüz bir çizgiydin aramızda Düşlerimizi giydin çok uzak bir yıldızda Kadın gibiydin biraz Az aldık, çok kaybettik Meçhul ve korkunç beyaz Belki biraz da eksik Harcadık kaç mevsimi o günleri kim bulsun Geri ver gençliğimi Şairlik senin olsun

  • Köşenin koltuğu

    Koltuk, evin sokağa bakan en geniş camının yer aldığı misafir odasında sırtını cam ile duvarın kesiştiği köşeye dayamış, yüzünü de eskitme süslerle boğulmuş konsolun üzerinde iğreti duran yeni model orta boy televizyona doğru dönmüş şekilde yerini kapmıştı. Sanki ”daha siz yokken ben vardım burada” der gibi bir hali vardı. O köşede hiç kıpırdamadan uzun saatler…

  • Dördüncü duvarın saati

    Saat, evin dördüncü duvarında yaşayan bir faninin anlayamacağı, hafif bir aksama dışında mutlak bir ritim ile hayatını sürdürmeye devam ediyordu. İnsanoğlu saatin varlığını iki şekilde kavrıyordu. Bunlardan biri saatin gücüne giderken diğeri onun gerçek varlık amacıydı. Fakat çelişki orada ki saatin gerçek var olma amacı insanoğlunun varoluşsal kaygılarından doğuyordu. Bir mekanizma ve parçalar bütünü olan…

  • Vur Çekirge

    Kocaman bir çekirge kanatlarını saniyede yüz küsür defa vurmaya çalışırken olduğu yerde çırpınıyordu. Sanki kanatlarının altında varlığı ve yokluğu sorgulanabilir olan hava bir izin verse o şiddetli kanat hareketleri ile çekirge uçup gidecek, kurtulacaktı bu cam esaretten. Vücudunun, kanatları hariç kımıldamadan bekleyen gövdesine karşın, hızla çarpan kanatlar, çaresizlik duygusunun ve güç ile zayıflığının adeta vücut…