Sürprizi sonunda bir yazı olacak..
Uzaklardan, çok uzaklardan gelir “açlık, susuzluk” gibi sorunlar kulağımıza ve çoğu zaman uzağımızdan geçer gider. Bu mesafe bir şeyler yapmamıza engel gibi görünür. Ama öyle değil, her zaman yapılabilecek ufak da olsa bir şey vardır; ama önce sorunu ortaya koyalım.
Afrika’da susuzluk kuraklıktan kaynaklı değil, aslında en temelinde altyapısızlıktan ileri gelir. Köylerin çok büyük kısmında su hattı yoktur.

O zaman ne yapılır? Eğer şanslıysanız 5-10 km mesafede bir çeşme yapıldıysa bir yardım kuruluşu tarafından oraya kadar yürür 10-20 litrelik bidonları doldurur ve eve kadar taşırsınız.
Eğer o kadar şanslı değil iseniz belki yakınınızdan bir nehir geçiyordur ve resimde göreceğiniz gibi benim de deneyimlediğim şekilde o nehre giderek su doldurursunuz bidonlarınıza, ve tekrar evinizin ihtiyacı olan suyu sırtlanır geri taşırsınız. Peki bu neden şanssızlık, hem yakın falan?
Afrika deyince temiz ırmaklar aklınıza gelebilir ama sanmayın ki bu ırmaklar nehirler bakterilerden uzaklar.. Afrika’da nehirlerden kapılan bulaşıcı hastalıklar ciddi ölüm saçmıştır bugüne kadar. Bu bir kumardır. Mesela çocuğunuzun yemek yiyeceği kap kacağı bu su ile yıkayacaksınız.. Bu da Afrika’daki çocuk ölümleri içinde önemli bir sebep olarak yerini alır!
Velhasılıkelam, Afrika’nın Su Sorunu’nun altında temelde altyapısızlık yatar, tabiki diğer faktörler de yok değil..
Bu arada, evin suyunu taşıma görevi
“MAMA” yani “ANNE” nin görevidir.
Ne yapabiliriz diyorsanız: http://www.charitywater.org
Devamı gelecek…
Yorum bırakın