Güncel Siyasete Bakışım.. ya da Bakmayışım

Bu güzel pazartesiden bozma pazara çalma günde modern zaman erkeği gibi takılarak güneşe karşı uzanıp kitabımı okur, keyifli müziğim eşliğinde kahvaltımı instagram’da paylaşırken yine modern zaman erkeği gafletinde bulunup Facebook’u açtım. İşte ne olduysa o anda oldu, inanır mısınız bir anda kişiliğimi kaybettim yıllaaar yıllar öncesinde gittim ve eski kafalı oldum. Ama öyle böyle değil.. Amma velakin bir yere kadar kaybettim çünkü Kuleli’ye kadar geriledim ve orada durdum. Son dönemlerde, gerek AKP, Gerek CHP ve gerek gezi katılımcılarının post gezi sendromunu üzülerek izledikten sonra – ki ben de katıldım ama bu sendroma girmedim- beynimin siyaset ile ilgilenen lobunu bir süreliğine kapama kararı aldım. Ta ki o lanet facebook sayfasını açana kadar. Oturup HDP, Demirtaş yanlısı yazıları ulu orta paylaşıp HDP’ye oy vermeye çağıran arkadaşlar bu ülkenin demokratik bir ülke olduğunun çok farkındalar biliyorum ama farkında olmadıkları onca şeye de hiç giresim yok lakin o güzelim insan şehitlerin kemiklerini sızlatmaya hiç niyetim yok. Hayır yeri geldi özgürlük için gezi’de toplandık AKP totaliterliğine karşı duralım dedik dedik de HDP’ye oy vermek için miydi bu? PKK ile alakası yokmuş da, “de” “da” ları ayrı yazabiliyormuş da.. O güzelim insanları katledenlerle hiç alakası yokmuş ve hatta APO’yu da ziyarete o gitmezmiş de ve de hatta dağdaki peşmerge resimlerini birileri tü kaka demek için çizmiş de.. Yani adam oy alacağı hedef kitleyi iyi tanımış; gezide çocukların kanına girdik anladık da burdan ekmek çıkar dedi diye neden bu “duruşunu sevdimin Demirtaşı oyumuz sana” tantanası. Unutmayın, bu ülkenin başına Recep Tayyip Erdoğan duruşunu sevenlerle geldi. Ordu bunların planı başka ilerde anlayacaksınız derken duruşunu sevenler oyunu verdi. HDP’nin Demirtaş’ın duruşunu şimdi sevenler de anlayacak ama o zaman sanıyorum Gezi’ye çıkacak adam da kalmayacak memlekette. Hayır CHP’nin “Milletçe Alkışlıyoruz” kampanyası ile bir cacık yiyeceğini de düşünmüyorum ya neresinden tutsam elimde kalıyor bu iş. İşin özü ben siyasete karşı bakmayışımı bu partilere borçluyum, bakamıyorum lakin baksam da göremiyorum. Ama beni üzen bu değil, beni üzen baktığımda bir ara gördüm sandığım ama aslıdna serap olduğunu anladığım Atatürk’ün Hitab ettiği o güzel Gençliği de göremiyorum. Ben şimdi yüzmeye gidiyorum, ve bu yazdıklarımı da sizi de siyaseti de hemen unutucam, bu yazdıklarım aslında hiç yazılmadı.


Yorumlar

Yorum bırakın