Horatius, Odes 1-11: Carpe Diem

Ölü Ozanlar Derneği’ni ilk izlediğimde 13 yaşımda ve Kuleli’de yatılı okuyordum. Filme konu okulun yatılı erkek okulu olması ve bazı kültürel elementleri ile filmi kendi tecrübelerime birçok açıdan bağlamıştım. O gün birçoğumuz için güzel bir film saati, bir kısmımız için havalı sözler edebilmemize yardımcı olmuş bir anı olarak kalmış olabilir ama bugün hala insanların en havalı bularak kullandıkları “Carpe Diem” ifadesi ve anlamı üzerine giden bu film benim hayatımda önemli bir yer tutuyor. Bu filmden sonra aldığım birçok kritik karar bu değer yargılarına göre gerçekleşti.

Ancak, Türk halkının şiir kültürü ve şiire bakış açısının ya da acımasızca ileriye giderek kültür seviyesinin yetersizliği o derecede ki Carpe Diem diyebilmekten öte geçemiyoruz çoğu zaman. Carpe Diem sadece iki kelime değil, komple bir şiir. Bu sitemkar ve acımasız ifadeler saf gözlemlerimdir,alınanlardan özür dilenmemektedir.Lakin bu eleştiri şahsen bizzat şiir ile ilgilenen biri olarak kendim için de geçerlidir çokçası. Biraz daha araştırmacı ve ilgili olsak daha mı hakkını vermiş oluruz bu güzel düşüncelerin?.

İlgilenenler için, Şair Horatius’un Odes 1-11 Carpe Diem şiirinin orjinalini, İngilizce ve Türkçe çevirilerini aşağıda paylaşıyorum.Okuyup bitirenler unutmayın bu da yeterli değil, bu kitapta daha bir sürü şiir var!

Tu ne quaesieris—scire nefas—quem mihi, quem tibi

finem di dederint, Leuconoë, nec Babylonios

temptaris numeros. ut melius, quicquid erit, pati!

seu plures hiemes, seu tribuit Iuppiter ultimam,

quae nunc oppositis debilitat pumicibus mare

Tyrhenum. Sapias, vina liques, et spatio brevi

spem longam reseces. dum loquimur, fugerit invida

aetas: carpe diem, quam minimum credula postero.

Ask not—we cannot know—what end the gods have set for you, for me;nor attempt the Babylonian reckonings Leuconoë. How much better to endure whatever comes, whether Jupiter grants us additional winters or whether this is our last, which now wears out the Tuscan Sea upon the barrier of the cliffs! Be wise, strain the wine; and since life is brief, prune back far-reaching hopes! Even while we speak, envious time has passed: pluck the day, putting as little trust as possible in tomorrow!

Sormak yok (bilinmesi günah), ne ulaşacağımız zamanı
Düşünme; ne benim ne senin, ne de Babilli müneccimlerin resmini
Leuconoe, daha, uzun yılları tarih gibi götürecek
Jupiter, ya bu sonuncuydu ya da yeni bir kış getirecek
Bu da Etrüsklerin sinirlerini dalgalandıracak sahile karşı
Hayat kısa, şarabı süz ve hikmetini göster, yırt arşı
Konuşurken, zamanın kıskançlığı uçup gitmiş olacak
Anı yaşa, yarın da gelip geçecek; dün olacak


Yorumlar

“Horatius, Odes 1-11: Carpe Diem” öğesine 2 yanıt

  1. Cemal RODOPLU Avatar
    Cemal RODOPLU

    Çeviri, son derece yetersiz ve anlamsız olmuş. Emeğinize yazık olmuş.

    Beğen

    1. Sanıyorum 1 yıldan uzun süredir bloğuma giremiyordum, o yüzden yorumu henüz görüyorum. Türkçe çeviri kısmında daha güzel bir çeviri var mı bildiğiniz? Ona göre revize edeyim.

      Beğen

Yorum bırakın