Oysa hep oradaydı Belgrad…

Yerküre üzerinde herhangi bir yerde yaşamını gelişigüzel sürdüren insanlarız işte hepsi bu… Doğduğumuz yerin dünya üzerindeki konumunu fark etmek bile dünyaya geldikten ancak 6-7 sene sonra mümkün oluyor…

Hayatımızın kalanında ise olduğumuz yerde ya memnunuz ya da olmadığımız yerlerin hayalini kuruyoruz.  Önce hangisinin hayalini kuruyoruz şehirlerin mi yoksa içindeki güzelliklerin mi bilmiyorum, sanırım bu kişiden kişiye, bilgi ve ilgi seviyesine göre de değişiyor. Ancak hem olduğu yerde mutlu olan hem de uzaktaki güzelliklerin hayalini kuranlar için farklı bir yol olabilir: Yakında olanı keşfetmek.belgrad

Hayatının bir kısmını, doğuyu merak eden bir Fransız olarak Mısır’da geçiren Baudelaire, hayatı bir hastane ve insanları da sürekli yatakları değiştirmek isteyen hastalara benzetiyor. Her ne kadar karamsar bir analoji olduğunu düşünsem de özünde doğru bir noktaya işaret ediyor diyebilirim.

Bu istek hali bizi çoğu zaman kendi yatağımızın güzelliğini fark etmekten alıkoyuyor mudur? Kuvvetle muhtemel…

Yaklaşık 3 senedir Sarıyer’de yaşıyorum, ilk taşındığımda Sarıyer’in gecekondu mahallelerine kadar girip yürüdüm, keşfetmek istedim hatta bir gün ufak bir restorana girip selam verdim ve dedim ki “merhaba, ben sarıyere yeni taşındım ve hem sizi hem de restoranınızı tanımak istedim”. Sözün kısası madem ki bir mahalleye taşındım o mahalleli olmak istedim. Bu süre boyunca özellikle sahilin tadını, boğaz manzarasının hazzını oldukça çıkardım diyebilrim.

Fakat, gel zaman git zaman keşif ilgim azalmaya başladı ve hep dışarılara yöneldim. Ama bugün kendimce çok güzel bir şey yaptım; baharın gelişi ve havanın da güzelliğini fırsat bilip 3 senedir hiç yapmadıiğım bir şey yaparak Belgrad Ormanı’na yürüyüşe gittim. İnanılmaz güzel ve huzur dolu bir yer, özellikle yürüyüş parkuru yanındaki baraj gölü harikulade. Evimin gerçek anlamda dibindeki bu güzelim parktan yeni yararlanmam anlatılması zor bir kayıp, ama işte yapıyoruz bunu hep uzaklara gitmeye çalışıyoruz, ben de bu durumu genel kitlelere mal edip kendi ihmalkarlığımı biraz da olsa hafifletmeye çalışıyorum işte.

Ben yeni de gidip tadını çıkarsam, hep oradaydı Belgrad. Eğerki yolunuz düşerse Sarıyer’e bir haftasonu sabahı güzel bir yürüyüş parkuru olarak şiddetle öneririm. Düşmezse de yolunuz kim bilir henüz tadını çıkarmadığınız hangi güzellikler vardır bulunduğunuz yerde, başınızı bir kaldırın rutininizi bozun ve keşfedin!


Yorumlar

Yorum bırakın