Şimdi başlasam yazmaya, hiç durmadan…
Moskova, New York, Küba, bizim köy, Sarıyer…
Gitsem karman çorman buralara yazaraktan, kalemi çekmeden, mürekkebi tüketmeden, nefes almadan, düşünmeden, ürkmeden, kızmadan, küsmeden…
Severek!
Uygun adım değil, marşla, şarkıyla değil!
İnanarak, kandırarak değil!
Defterin, ondan sonrakinin , “sonra” nın sonuna kadar…
Partileri silip yerine mum dikene, uykumu getirene, sonra kaçırana kadar; pi’nin sonuna, öldürülen bir bebeğin yürekte tuttuğu yer kadar; kafamın hep dışına dışına yazsam…
Yırtıp, silip, karalayıp, tekrar tekrar yazsam; okutsam, okutmaya utansam; okuyandan utansam; yazdığıma utanarak yazsam birileri utanır mı demeden..Her şeyi yazsam…
Ayık yetmez kafayı bulup yazsam, söverek yazsam; iyi de olsa kötü de olsa yazsam okurlar mı?
Okusalar anlarlar mı?
16.11.2013
Yorum bırakın